bulanıklık

n. blur, cloud, dimness, fog, haze, haziness, indistinctness, mackle, muddiness, turbidity
* * *
1. blur 2. blurriness 3. turbidity 4. blur (n.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bulanıklık — is., ğı Bulanık olma durumu Bakışlarına çoktan bir ihtiyar sarhoş gözlerinin bulanıklığı gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu Birleşik Sözler zihin bulanıklığı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUGRE — Bulanıklık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KEDURET — Bulanıklık. * Gam, tasa, keder …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KESAFET — Bulanıklık. Kir. Açık veya berrak olmamak. * Kalınlık, yoğunluk, kesiflik, koyuluk. Şeffaf olmamak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • duman — is. 1) Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım. B. S. Erdoğan 2) Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık Köyünün …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kesafet — is., esk., Ar. keṣāfet 1) Çokluk, sıklık 2) Yoğunluk Dağ, bütün kesafeti ve bütün heybetiyle benim üstüme yürüyor gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu 3) Saydam olmama durumu, bulanıklık Birleşik Sözler nüfus kesafeti …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keder — (A.) [ رﺪﮐ ] 1. üzüntü. 2. bulanıklık …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • küdûret — (A.) [ تروﺪﮐ ] 1. bulanıklık. 2. tasa …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • DAHN — Fesâd. * Bulanıklık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DEHŞ — f. Bulanıklık, karanlık. Zulümat. * Bir işe başlama …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KEDEN — Toprak suyu çekip, yerinde bulanıklık kalmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.